Frida Kahlo, en büyük acıyı resim yapamaz hale geldiğinde yaşamıştır...

Frida Kahlo, en büyük acıyı resim yapamaz hale geldiğinde yaşamıştır, 32 kez ameliyat olmasının, kesilip, biçilmesinin ötesinde bir şeydir hissettikleri. Kahlo’ya annesi sütunlu bir yatak yaptırır ve kendini seyredebilsin diye yatağın tavanına ayna astırır. Sanatçının ilk tepkisi dehşet doludur, ancak bir süre sonra aynanın altında yatan parçalanmış bedenine, kendi iç dünyasına daha az korkarak bakar ve gördüğü kendini çizmeye başlamıştır.

Dostoyevski’nin babasına olan nefreti, onun ölmesini istemesi ve bundan dolayı suçluluk duyması Karamazov Kardeşler adlı romanında yansımasını bulmuştur.

Van Gogh, temporal epilepsi ve bunun yarattığı psikoza rağmen hırsla çalışmasına devam etmiştir. Hastanede kaldığı odayı resmeden ressam yalnızlığını telafi etmek için objeleri çift olarak resmetmiştir.

İspanyol ressam Goya, yaşamında ardı ardına bedensel ve ruhsal hastalıklar yaşamıştır. Bu tekrarlayıcı hastalık nöbetleri, halüsinasyonlara ve gerçekle ilişkisinin kopmasına neden olmuştur. Ressam hastalıklarından sonra farklı bir kişiliğe bürünerek eserlerine devam etmiştir.

Ressam Edward Munch 5 yaşında annesinin, genç yaşlardayken kız kardeşinin ölümünü izlemiştir. Munch’ın sanatı analitik olarak incelendiğinde ressamın annesinin ölümünden derin bir şekilde etkilendiği ve görsel bir travmayla karşı karşıya kaldığı anlaşılmıştır.

Fransız ressam David’in sağ yanağında iyi huylu bir tümör olduğu ve bu tümörün belirgin bir yüz asimetrisine neden olduğu ve bu asimetrinin de konuşmasını bozduğu bilinmektedir.

Sanatçı, resimlerindeki donukluk, düzlük, aşırı simetri açısından eleştirilmiştir.

Freud sanatı, acının kendisi değil acının teatral betimlenmesi olarak tanımlar ve sanatın, kişinin çatışmalarından doğduğunu söyler.

Sanat kişisel duygulardan kaçıştır; bunu hem Joyce hem de Eliot öğretmişlerdi bana.

Düşünüyorum da, sanırım sanatın amacı herhangi bir şeyi kopyalamak değil, dışavurmak aslında. Bu açıdan sanat dışavurumcu. Ve yine bu yüzden sanat ehlileştirilemez, ne var ki sanata verdiğimiz tepkiler ehlileştirilebilir.

Yazarın da dediği gibi;

“Sevgili hayal gücü, senin en çok sevdiğim tarafın merhametsizliğin.”

Yorumlar