Hepimizin Hayatının Ana Fikri Aynı
Yolunda gittiğini sandığım her şeyin altında, arkasında ve içinde ne zamandır korkunç bir şey büyümekteydi. Her şey parçalanıp dağıldı.
Bu, ömür boyu sahip olduğum altı yüz kırk birinci balık. Tanrı’nın yarattığı başka bir canlıya bakmayı ve sevmeyi öğrenmem için ailem yıllar önce ilk balığımı almıştı. Sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey, insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu. O özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin. Gelecekte beni her ne beklerse beklesin, en nihayetinde hayal kırıklığı olacağı kesin. Ne kadar dikkatli olursanız olun, hep bir şeyleri kaçırmış gibi hissedeceksiniz; sizi derinden etkileyen, tamamını tecrübe edemediğinizi söyleyen o berbat his. Dikkat kesilmeniz gereken dakikaları hızla geçmenizin yarattığı o zavallı duygu hep kalbinizde olacak. Yani o hisse alışsanız iyi olur. Günün birinde tüm yaşamınız bu histen ibaret olacak çünkü. İnsan önceden gayet iyi bildiği bir şeyi her keşfedişinde tekrar tekrar acı çekebiliyor.
Bu hayat bana, insanların çoğunun gülemediği için ağladığını, susamadığı için konuştuğunu ve laf olsun diye yaşadığını öğretti.
Hayatta elde edebileceğiniz her şeyin sonunda çöpe gideceğini anladığınız zaman ağlamak çok kolaydır. Yeterince uzaktan bakınca her şey son derece güzel ve gerçek görünüyor.
İnsanların hepsi tutacak bir el arıyor. Rahatlatılmak istiyor. Her şeyin yoluna gireceğine dair sözler istiyor.
Komik olan hepimizin hayatının ana fikrinin aynı olması...
Uğruna savaşacak bir şeyler bulana kadar, bir şeylere karşı savaşmayı seçersin. Bir şeyden ne kadar çok kaçarsan o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. Bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin.
Palahniuk
Yorumlar
Yorum Gönder